Yaygın inanışa göre Mısırlı bir fırıncı, unutkanlığından hamurun bir parçasını yoğurmamış,sonra da bunu bir sonraki hamura ilave etmiş,böylelikle tesadüfen bir yöntem geliştirmiştir.
Hadi bugün sabah kalktığımızdan akşam yatana kadar yiyip
içtiklerimizi düşünelim bir.. Sabah kalktık, güzel bir kahvaltı hazırladık
diyelim..
Taze ekmek, beyaz peynir, kaşar peyniri, pekmez...
Farkında mısınız, tüm bu gıda maddelerinin bir ortak yönü
var..
Maya..
Öğlen iskenderciye gitmiş olalım..Yanında yoğurt, içinde
pide var..Bir de şıra açtık yanına ..
İşte yine tümü mayalı .. Akşam balık yemeğe gidip alkol
almayı sevenler için rakı ya da şarap ve yanında beyaz peynir vazgeçilmez
olur..Bunların içinde ne var dersiniz? Tabii ki maya..
Peki, hiç düşündünüz mü nedir maya??
Maya genişliği 2-6 mikron, boyu 10- 30 mikron olan ve
bakterilerden daha büyük bir tek hücreli bir yaratıktır. Tabiatta yaygın olarak
üzüm bağlarında, meyve bahçelerinde, toprakta, havada ve bağırsaklarda bulunur.
Mayalar gelişmek için ıslak ortama ihtiyaç duyarlar. Mayalar
en iyi 20-30°C arası olmak üzere 0-50°C sıcaklık arasında gelişirler. Mayalar
genellikle gelişmek için fazla oksijene ihtiyaç duyar. Fakat bazıları
oksijensiz ortamda yaşarlar. 1 gr yaş maya yaklaşık 10 milyar hücre içerir. En
yaygınca kullanılan maya olan Saccharomyces cerevisiae, binlerce yıl önce
şarap, bira ve ekmek yapımı için evcilleştirilmiştir. Maya sözcüğü Türkçe'ye
Farsça'dan girmiştir. Mayaların çoğu, gıda endüstrisinde kullanılır. Mayalanma
ise organik maddelerin, bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimlerin
tesiriyle uğradığı kimyevi değişikliğe verilen addır.
Çeşitli mayalanma olayları sayesinde değişik gıdalar elde
edilmektedir. Sütün ekşimesi, sütten yoğurt veya peynir elde edilmesi, ekmeğin
mayalanıp kabartılması, üzüm suyunun şaraba dönüşmesi bu tür olaylardandır.
Mayalanma sonunda elde edilen maddeler, ilk biçimlerinden renk, koku, şekil
gibi özelliklerce farklılık arz ederler.Yaklaşık 600 adet bilinen maya türü
olmakla birlikte bunlardan sadece birkaç tanesi ticari öneme sahiptir. Yani
mesela banyoda duş perdesinde nemden dolayı oluşan lekeler de mayadır ama biz
bunları yemeklerde kullanmıyoruz:)) Modern biyoteknolojide maya başka canlılara
ait proteinlerin ucuz yolla üretiminde kullanılmaktadır. Örneğin insülin,
interferon gibi insan proteinleri,epatit B virüsünün kabuk proteinleri (aşı
üretimi için) maya tarafından üretilebilmektedir. Örneğin ekmek mayası hem
karbondioksit çıkararak hamura istenen hacmi verir yani kabartır, hem
fermentasyon oluşturarak hamuru besler ve güçlendirir hem de o çok sevdiğimiz
ekmeğe tadını verir.
Yaygın inanışa göre Mısırlı bir fırıncı, unutkanlığından
hamurun bir parçasını yoğurmamış,sonra da bunu bir sonraki hamura ilave etmiş,böylelikle
tesadüfen bir yöntem geliştirmiştir.
Yunanistan'da ve Roma İmparatorluğu'nda ekmek zamanla halkın
başlıca gıda maddesi haline geldi. Yumurta ve yağ da katılmaya başlandığında
ise ekmek artık lüks tüketim maddeleri arasındaki yerini almıştı. Daha beyaz
ekmekler zenginlerin, pek tadı tuzu olmayan ekmekler ise fakirlerin sofrasını
süslüyordu.
İlk mekanik mikseri bir Romalının geliştirdiği kabul edilir.
Eğer mayaya karşı intoleransınız varsa biliyor musunuz hangi gıdalarda mayalar
var??
• Ekmek, pizza hamuru, poğaçalar gibi pastane ürünleri ve
diğer ekmek benzeri kekler
• Fermente yiyecek ve İçecekler: Bira, şarap, elma şırası,
sirke, soya sosu ve salata sosları
• Sirke içeren gıdalar: Turşu, salça ve hardal gibi ek
tatlar, salata sosları, acı biber sosları
• Hazır gıdalar: Camembert gibi hazırlanmış peynirler
• Maltlı sütler ve İçecekler, ev yapımı zencefil birası
• Kıvamlı sebze proteinleri, hidrolize sebze proteinleri
• Kuru meyveler
• Meyve suları: Sadece taze sıkılmış meyve suları maya
İçermemektedir.
• Bazı destekleyici besinler
Bu kadar sohbetini yapınca annem de hazır bendeyken kalkıp
şöyle güzel bir Çanakkale usülü soğanlı peynirli pide yapmak şart oldu
zannımca..

0 yorum:
Yorum Gönder